İçindekiler
Siyanoz laboratuvar tetkiki ile değil görerek değerlendirilen bir bulgudur.
Özellikle avuç içi ve ayak tabanı olmak üzere ekstremitelerde bulunan siyanoz için kullanılır. Dudak çevresi cildinde de görülebilir. Vücudun orta kısmında olmamak şartıyla bebeklerde akrosiyanoz görülmesi genellikle normaldir. Çocuklarda üşüdüklerinde (soğuk suda yüzme gibi) akrosiyanoz olabilir ama ısındıklarında ortadan kalkmalıdır.
Ağız, baş ve gövde gibi vücudun orta kısımlarında görülen morarma için kullanılır. Yenidoğan döneminde görülen santral siyanoz hiçbir zaman normal kabul edilmez ve daima vücuttaki oksijen miktarının az olması ile ilişkilidir. Kalp, akciğer veya kan ile ilgili bir probleme bağlı olabilir
Oksijen varlığında (ya da yokluğunda) kanın rengi değiştiğinden santral siyanoz ortaya çıkar. Kırmızı kan oksijenden zengindir ama oksijen seviyesi azalmış kanın rengi mavi veya mora döner. Kırmızı kanın ciltteki ince kan damarlarına akışı ile sağlıklı olan kırmızı-pembe renk ortaya çıkar. Mavi kan oksijenden fakirdir ve ciltte mavimsi mor bir renge neden olur.
Siyanoz genellikle kalp, akciğer ve kan ile ilgili anormallikler ile ortaya çıkar. Normal şartlar altında, akciğerlerden oksijen alan kırmızı kan (oksijence zengin) kalpten çıkarak vücudun geri kalanına dağılır. Kalbe geri döndüğünde, mavi kan (oksijence fakir) daha fazla oksijen yakalamak için akciğerlere gider.
Akciğer sorunları oksijenin kana girişine engel olarak siyanoza yol açabilir. Bazı akciğer anomalileri şunlardır:
Siyanoz hakkında sıkça sorulan sorular ve yanıtları
Tipik olarak mavi (oksijence fakir) kan kalbin sağ tarafına döner ve oksijenlenerek kırmızıya dönmek üzere akciğerlere gönderilir. Sonra kırmızı (oksijence zengin) kan kalbin sol tarafına geçer ve vücuda pompalanır. Kan vücutta dolaşırken organlar kandan oksijen alarak kanın maviye dönmesine neden olur. Daha sonra mavi kan kalbin sağ tarafına döner, oksijen alarak yeniden kırmızıya dönmek üzere tekrar akciğerlere gönderilir.
Siyanotik kalp hastalığı terimi bebekler ve çocuklarda morarmaya neden olan bir grup konjenital (doğumsal) kalp hastalığı için kullanılır.
Tüm kalp ve akciğer hastalıkları morarma yapmaz. Siyanoz olmaması rahatlatıcı olabilse de kalp hastalığı ihtimalini dışlamaz. Mavi (oksijence fakir) kan oksijenlenmek üzere akciğerlere ulaşmadığında ya da kırmızı (oksijence zengin) kan vücuda gönderilmeden mavi kanla karıştığında konjenital kalp hastalıkları siyanoz ile sonuçlanır. Bunun birçok nedeni olabilir ve konjenital kalp hastalığının çeşidine özgüdür. Bazı örnekler:
Aort (vücuda kırmızı kan taşıyan büyük kan damarı) ve pulmoner arter (akciğerlere mavi kan taşıyan büyük damar) yanlış ventriküllerden çıktığı için morarama meydana gelir. Büyük arterlerin transpozisyonunda, mavi kan normal olarak kalbin sağ tarafına döner, ancak aort ile tekrar vücuda gönderilir. Diğer tarafta ise, kırmızı kan normal olarak kalbin sol tarafına gelir, ancak pulmoner arter ile akciğerlere geri gönderilir. Kanın bu anormal dolaşımı, mavi kanın akciğerlere giderek oksijen alıp kırmızıya dönmeden vücuda pompalanması ile sonuçlanır ve siyanoz ortaya çıkar.
Fallot tetralojisinde kalbin sağ tarafında mavi kanın pulmoner arter ile akciğerlere gitmesini engelleyen ciddi bir engel vardır ve siyanoz ortaya çıkar. Obstrüksiyondan dolayı kan ventriküler septal defekt (VSD) olarak da bilinen kalbin alt boşlukları (ventriküller) arasındaki bir deliğe yönlenir ve vücudun geri kalanına gitmek üzere kalbi terk ederek siyanoza neden olur.
Akciğerlerden dönen kırmızı (oksijence zengin) kan kalbe dönerken anormal bir yol izlediği için morarma meydana gelir. Kalbin sol tarafına dönmek ve doğrudan vücuda pompalanmak yerine ilk olarak kalbin sağ tarafına döner. Daha sonra kırmızı kan ile mavi kan karışarak mor bir kan karışımı (oksijence zengin ve fakir kan karışımı) oluşturur. Kan atriyal septal defekt olarak da bilinen üst boşluklar arasındaki bir delikten geçer ve kalbin sol tarafına gelir. Karışmış olan mor kan siyanoza neden olur.
Aort ve pulmoner arteri kapsayan ortak, büyük bir arter (trunkus) olduğundan siyanoz meydana gelir. Kalbin üst boşlukları arasında ventriküler septal defekt (VSD) adı ile bilinen bir delik vardır ve kan vücudun geri kalanına gönderilmeden önce mavi kan ile kırmızı kan karışarak mor bir kan karışımı oluşur.
Hipoplastik sol kalp sendromunda kırmızı kan, kalbin sol tarafı çok küçük (hipoplastik) olduğundan hemen vücuda gönderilemez ve siyanoz ortaya çıkar. Bunun yerine akciğerlerden sol tarafa dönen kırmızı kan atriyal septal defekt (ASD) olarak bilinen kalbin üst boşlukları arasındaki bir delik yolu ile sağ taraftaki mavi kan ile karışır. Daha sonra kan pulmoner arter ile akciğerlere gönderilir. Patent duktus arteriyozus (PDA) olarak da bilinen bebeklerin fetal yaşamında var olan bir bağlantı damarı kanı aorta yönlendirerek vücuda gitmesini sağlar.
Aileler genellikle morarma fark edebilse de doktorlar için bile her zaman kolay olmamaktadır. Özellikle koyu ten rengindeki çocuklar için böyledir. Siyanozu aramanın en iyi yolu tırnak yatağı, dudak ve dile bakmak, ve bunları benzer cilt rengindeki biriyle karşılaştırmaktır. Anne-baba veya kardeşlerden biri çoğunlukla iyi bir karşılaştırma olmaktadır.
Öncelikle panik yapmayın. İkinci olarak, çocuğunuzu inceleyin. Sadece el, ayak ve dudak çevresinde bulunan morarma akrosiyanoz olarak bilinir ve bebeklerde görülen normal bir bulgudur. Dudak, dil, baş ve gövdedeki siyanoz santral siyanozdur ve acilen bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Değişir. İlk olarak, doktorunuz daha fazla bilgi edinmek isteyecek, çocuğunuzu muayene edecek ve oksijen satürasyonuna bakacaktır. Oksijen satürasyon testi tamamen ağrısız, iğne barındırmayan bir testtir ve özel ışıklı bir bandaj şeklinde bir probun el veya ayak parmağı üzerine birkaç dakikalığına yerleştirilerek oksijen seviyesinin ölçülmesi esasına dayanır. Test ile oksijen seviyesinin normal olup olmadığı kesin olarak belirlenir. Bulgulara bağlı olarak doktor korkulacak bir şey olmadığını söyleyebilir veya daha ileri inceleme yapılmasına ya da konsültasyon ihtiyacı olduğuna karar verebilir. Doktorunuz bir uzmana danışmanın uygun olacağına karar verebilir. Bulgulara bağlı olarak, kalp ya da akciğer uzmanı, acil servis veya yoğun bakım uzmanlarından yardım talep edebilir.
Çocuklarda morarmanın en sık akrosiyanozdur ve tedavi gerektirmez. Primer bir akciğer veya kalp problemi varsa, ilaçla veya ameliyat edilerek altta yatan neden tedavi edildiğinde siyanoz kaybolur.