
İçindekiler
“Kalp deliği” tıbbi bir hastalık adı değil, kalbin farklı odacıkları arasındaki doğuştan açıklıkları tanımlamak için kullanılan yaygın bir ifadedir. Bebeklerde bu ifade çoğunlukla ASD (atriyal septal defekt) veya VSD (ventriküler septal defekt) için kullanılır.
Kalp dört odacıktan oluşur. Üstteki iki odacık kulakçık, alttaki iki odacık ise karıncık olarak adlandırılır. Sağ ve sol tarafı birbirinden ayıran duvarlarda doğuştan bir açıklık bulunması durumunda kan iki taraf arasında geçiş yapabilir.
ASD, kalbin iki kulakçığı arasındaki açıklığı ifade eder. VSD ise iki karıncık arasındaki açıklıktır.
Her kalp deliği aynı etkiyi oluşturmaz. Küçük bir açıklık bebeğin günlük yaşamını hiç etkilemeyebilirken daha büyük bir açıklık kalbin ve akciğerlerin daha fazla çalışmasına neden olabilir.
Bebeklerde kalp deliğinin belirtileri deliğin türüne ve büyüklüğüne göre değişebilir. Özellikle küçük ASD veya VSD'lerde bebek tamamen normal görünebilir ve durum rutin muayene sırasında duyulan bir kalp üfürümü nedeniyle fark edilebilir.
Daha belirgin kan geçişine neden olan açıklıklarda şu belirtiler görülebilir:
Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kalpte delik bulunduğunu göstermez. Bebeklerde beslenme ve kilo alma sorunlarının birçok farklı nedeni olabilir.
Bebekler için emme, yetişkinlerin düşündüğünden daha fazla enerji gerektiren bir aktivitedir. Bebek aynı anda emmek, yutmak ve nefes almak zorundadır.
Kalpteki açıklık nedeniyle akciğerlere normalden fazla kan gidiyorsa kalbin çalışma yükü artabilir. Bebek beslenme sırasında daha hızlı nefes almaya başlayabilir ve emmeye devam etmekte zorlanabilir.
Bu nedenle bazı bebeklerde:
Beslenmenin sık sık yarıda kalması günlük alınan toplam kaloriyi azaltabilir. Bu durum zaman içerisinde kilo alımını etkileyebilir.
Kalp deliği bulunan her bebekte kilo problemi görülmez. Özellikle küçük açıklıklarda bebekler yaşıtlarıyla benzer şekilde büyüyebilir ve herhangi bir beslenme sorunu yaşamayabilir.
Daha büyük VSD gibi kalpten akciğerlere geçen kan miktarını artırabilen durumlarda ise bebeğin enerji ihtiyacı yükselebilir. Aynı zamanda beslenme sırasında yorulması nedeniyle yeterli kalori alamaması mümkündür.
Bu iki faktör birlikte olduğunda yetersiz kilo alımı görülebilir.
Bebeğin kilo takibinde yalnızca tek bir tartı sonucu değerlendirilmez. Büyümenin zaman içerisindeki seyri, boy ve baş çevresi ölçümleri, beslenme düzeni ve bebeğin genel sağlık durumu birlikte ele alınır.
Beslenme sırasında özellikle baş ve alın bölgesinde terleme, kalbin çalışma yükünün arttığı bazı bebeklerde görülebilir.
Emme sırasında vücudun enerji ihtiyacı artar. Kalp ve solunum sistemi zaten daha fazla çalışıyorsa beslenme bebeği daha fazla yorabilir. Buna hızlı nefes alma ve terleme eşlik edebilir.
Ancak bebeklerin terlemesi yalnızca kalp hastalıklarına özgü değildir. Ortam sıcaklığı, kıyafetler veya başka fizyolojik nedenler de terlemeyi artırabilir.
Bu nedenle terleme tek başına kalp deliğinin belirtisi olarak değerlendirilmez.
VSD (ventriküler septal defekt), kalbin sağ ve sol karıncıkları arasındaki açıklığı ifade eder.
Küçük VSD'lerde bebek genellikle belirti göstermeyebilir. Orta veya büyük açıklıklarda ise kalbin sol tarafından sağ tarafına geçen kan miktarı artabilir. Bunun sonucunda akciğerlere normalden fazla kan ulaşabilir.
Bu durum bazı bebeklerde hızlı solunum, emme sırasında yorulma ve kilo alımında yavaşlama gibi belirtilere yol açabilir.
VSD'nin etkisi açıklığın büyüklüğünün yanı sıra bulunduğu yere ve kalbin oluşturduğu basınç farkına göre de değişir.
ASD (atriyal septal defekt), kalbin üst odacıkları yani kulakçıkları arasındaki açıklıktır.
Küçük ve orta büyüklükteki ASD'lerin önemli bir bölümü bebeklik döneminde belirgin beslenme veya büyüme sorunu oluşturmayabilir. Bu nedenle bazı çocuklarda ASD rutin muayene veya başka bir nedenle yapılan ekokardiyografi sırasında fark edilir.
Daha büyük açıklıklarda ise kalbin sağ tarafındaki ve akciğer dolaşımındaki kan miktarı artabilir. Klinik etkiler çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir.
Bebeğin kilo almamasını yalnızca ASD'ye bağlamadan önce beslenme düzeni ve diğer olası nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.
Bebeklerde kalp deliği bazen herhangi bir belirti olmadan rutin muayenede fark edilir.
Doktor kalbi stetoskopla dinlerken kalpte üfürüm duyabilir. Üfürüm, kanın kalp veya büyük damarlar içindeki hareketi sırasında oluşan ek sestir.
Ancak her kalp deliği belirgin üfürüm oluşturmadığı gibi, her üfürüm de kalpte delik olduğu anlamına gelmez.
Kalpte yapısal bir açıklığın değerlendirilmesinde temel yöntemlerden biri ekokardiyografidir.
Ekokardiyografi (EKO), ses dalgaları kullanarak kalbin yapısını ve çalışmasını görüntüler.
Ekokardiyografi sırasında:
değerlendirilebilir.
ASD veya VSD gibi açıklıkların yeri ve yaklaşık büyüklüğü de ekokardiyografi ile incelenebilir. Doppler yöntemleri kanın açıklıktan hangi yönde ve ne ölçüde geçtiğine ilişkin ek bilgiler sağlayabilir.
Bazı kalp delikleri büyüme sürecinde küçülebilir veya kendiliğinden kapanabilir. Bu durum özellikle bazı küçük VSD türlerinde görülebilir.
ASD'lerde kendiliğinden kapanma olasılığı açıklığın türüne ve büyüklüğüne bağlıdır.
Her açıklığın doğal seyri aynı değildir. Bu nedenle yalnızca “kalpte delik var” bilgisinden hareketle kapanıp kapanmayacağı konusunda kesin bir tahminde bulunmak doğru olmaz.
Çocuk kardiyolojisi takiplerinde deliğin boyutu, kalp odacıklarının durumu ve bebeğin klinik gelişimi birlikte değerlendirilir.
Takip planı kalpteki açıklığın türüne ve oluşturduğu etkiye göre değişir.
Küçük ve bebeğin kalp fonksiyonlarını etkilemeyen bir açıklıkta belirli aralıklarla çocuk kardiyolojisi kontrolü yeterli görülebilir. Daha belirgin açıklıklarda ise bebeğin büyümesi, beslenmesi, solunum durumu ve ekokardiyografi bulguları daha yakından takip edilebilir.
Kontroller sırasında özellikle:
değerlendirilebilir.
Takip sıklığı her çocuk için aynı değildir.
Beslenme problemi bulunan bir bebekte yalnızca ne kadar süt aldığına bakmak yeterli değildir. Beslenmenin ne kadar sürdüğü ve bebeğin bu sırada nasıl davrandığı da önemlidir.
Örneğin bebeğin birkaç dakika emdikten sonra yorulması, hızlı nefes almaya başlaması veya öğünleri tamamlayamaması günlük enerji alımını etkileyebilir.
Aileler bebeğin beslenme süresini, öğün sıklığını ve kilo değişimini takip edebilir. Beslenme düzeninde yapılacak değişikliklerin ise bebeğin yaşına ve klinik durumuna uygun şekilde planlanması gerekir.
Kalp deliği tanısı bulunan bebeklerde ailelerin özellikle bebeğin günlük davranışındaki değişiklikleri gözlemlemesi faydalıdır.
Hızlı nefes alma, beslenmenin eskisine göre belirgin şekilde zorlaşması, öğün sırasında aşırı yorulma, kilo artışının yavaşlaması veya genel durumdaki belirgin değişiklikler bebeğin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Özellikle nefes almakta belirgin güçlük veya morarma gibi akut belirtilerde rutin kontrol tarihini beklemek yerine hızlı tıbbi değerlendirme gerekir.
Bebeklerde ASD ve VSD gibi doğumsal kalp açıklıklarının değerlendirilmesinde yalnızca deliğin çapına odaklanılmaz. Açıklığın kalbin çalışma biçimini nasıl etkilediği, akciğerlere giden kan miktarı, bebeğin büyümesi ve klinik belirtileri birlikte ele alınır.
Prof. Dr. Taner Yavuz'un çocuk kardiyolojisi alanındaki değerlendirmelerinde doğumsal kalp hastalıkları, bebeklerde kalp üfürümü, ASD, VSD ve büyümeyi etkileyebilen kardiyolojik durumlar bebeğin klinik özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Evet. Özellikle küçük kalp açıklıklarında bebeğin kilo alımı tamamen normal olabilir. Büyük veya dolaşımı daha fazla etkileyen açıklıklarda ise beslenme güçlüğü ve artan enerji ihtiyacı kilo alımını yavaşlatabilir.
Kalbin ve akciğerlerin çalışma yükü arttığında emme sırasında bebeğin enerji ihtiyacı daha da artabilir. Bebek bu nedenle sık nefes alma, terleme veya emmeye ara verme ihtiyacı gösterebilir.
Bazı bebeklerde özellikle beslenme sırasında belirgin terleme görülebilir. Ancak terleme tek başına kalp deliğine özgü değildir ve başka nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Kalp deliğinin etkisi açıklığın türüne, büyüklüğüne ve kalpte oluşturduğu kan akımına bağlıdır. Bazı küçük açıklıklar belirgin sorun oluşturmazken daha büyük açıklıklar düzenli takip veya tedavi gerektirebilir.
Bazı küçük VSD ve belirli ASD türleri büyüme sürecinde küçülebilir veya kapanabilir. Ancak her kalp deliğinin seyri farklı olduğu için düzenli çocuk kardiyolojisi takibi gerekir.