
İçindekiler
Tabii. Ana başlığı “Çocuk Ekokardiyografi (EKO)” olarak aynen koruyalım. Güçlendirmeyi H2/H3 yapısında, semantik sorgularda ve ebeveynlerin gerçek arama niyetlerinde yapalım. Böylece mevcut sayfanın geçmiş SEO değerini korurken içeriğin kapsamını genişletmiş oluruz.
Çocuk Ekokardiyografi (EKO), bebek ve çocuklarda kalbin yapısını, çalışma biçimini ve kalp içerisindeki kan akımını ses dalgaları yardımıyla görüntüleyen bir inceleme yöntemidir. Kalpte üfürüm duyulması, doğumsal kalp hastalığı şüphesi, kalp kapaklarının değerlendirilmesi veya daha önce belirlenen bir kalp hastalığının takibi gibi durumlarda kullanılabilir. Radyasyon içermeyen EKO, çocuk kardiyolojisinde kalbin anatomik yapısını değerlendirmek için kullanılan temel yöntemlerden biridir.
Ekokardiyografi, günlük kullanımda EKO veya kalp ultrasonu olarak da adlandırılır. Ultrason cihazı yüksek frekanslı ses dalgalarını kalbe gönderir ve dokulardan geri dönen dalgaları görüntüye dönüştürür. Böylece kalp hareket halindeyken ekrandan incelenebilir.
Çocuklarda ekokardiyografi ile yalnızca kalbin genel görünümü değerlendirilmez. Kalbin dört odacığı, odacıkları birbirinden ayıran duvarlar, kalp kapakları, kalp kasının hareketleri ve kalpten çıkan büyük damarlar hakkında da bilgi elde edilir.
Doppler ve renkli Doppler özellikleri sayesinde kanın kalp içerisinde hangi yönde ve ne hızda hareket ettiği de incelenebilir. Bu özellik, kalp kapaklarındaki darlık veya kaçakların ve kalp odacıkları arasındaki anormal kan geçişlerinin değerlendirilmesinde yardımcı olur.
Çocuklarda EKO her rutin kontrolde yapılması gereken bir inceleme değildir. Çocuk kardiyoloji uzmanı, çocuğun şikâyetlerini, fizik muayenesini ve varsa önceki tetkiklerini değerlendirerek ekokardiyografiye ihtiyaç olup olmadığına karar verir.
Çocuklarda EKO şu durumlarda gündeme gelebilir:
EKO istenmesi, çocukta mutlaka ciddi bir kalp hastalığı olduğu anlamına gelmez. İncelemenin amacı mevcut şüpheyi netleştirmek ve kalbin yapısını ayrıntılı şekilde değerlendirmektir.
Kalpte üfürüm, çocukların çocuk kardiyolojisine yönlendirilmesinin sık nedenlerinden biridir. Üfürüm, stetoskopla kalp dinlenirken normal kalp seslerine ek olarak duyulan farklı bir sestir.
Çocuklarda kalbin yapısı tamamen normal olduğu halde masum üfürüm duyulabilir. Ateş, anemi, heyecan veya kalbin hızlı çalıştığı bazı durumlarda bu ses daha belirgin hale gelebilir.
Bu nedenle her üfürüm kalp hastalığı anlamına gelmez ve her üfürümde otomatik olarak aynı incelemeler yapılmaz.
Üfürümün özellikleri yapısal bir kalp hastalığını düşündürüyorsa veya başka bulgular eşlik ediyorsa ekokardiyografi (EKO) ile kalp odacıkları, kapaklar ve büyük damarlar değerlendirilebilir.
Ekokardiyografi özellikle kalbin yapısal özelliklerini değerlendirmede kullanılır. Çocukluk çağındaki birçok doğumsal kalp hastalığı EKO ile ayrıntılı biçimde incelenebilir.
Bunlar arasında:
gibi durumlar yer alabilir.
EKO sırasında yalnızca yapısal farklılığın bulunup bulunmadığına bakılmaz. Kalbin pompalama fonksiyonu ve kan akımının oluşturduğu fizyolojik etkiler de değerlendirilebilir.
Halk arasında kalp deliği olarak tanımlanan durumlar çoğunlukla ASD veya VSD gibi kalbin odacıkları arasındaki açıklıkları ifade eder.
ASD, kalbin iki üst odacığı arasındaki açıklıktır. VSD ise iki alt odacığı birbirinden ayıran duvarda bulunan açıklığı ifade eder.
Ekokardiyografi ile bu açıklıkların:
değerlendirilebilir.
Renkli Doppler yöntemi, kalp içerisindeki kan akışının daha ayrıntılı incelenmesine yardımcı olur.
Kalpte bir açıklığın bulunması her zaman ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Bazı küçük açıklıklar yalnızca takip gerektirebilir. Tedavi ve takip kararı çocuğun genel durumuna ve EKO bulgularına göre belirlenir.
EKO ve EKG birbirine benzeyen isimlere sahip olsa da farklı amaçlarla kullanılır.
EKO, kalbin anatomik yapısını ve çalışma biçimini görüntüler. Kalp odacıkları, kapaklar, kalp kası ve büyük damarlar hakkında bilgi verir.
EKG (elektrokardiyografi) ise kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. Kalp hızı, ritmi ve elektriksel iletim sistemi hakkında bilgi sağlar.
Örneğin çocukta doğumsal kalp hastalığından şüpheleniliyorsa EKO önemli bilgiler sağlayabilir. Çarpıntı veya çocuklarda ritim bozukluğu şüphesinde ise EKG ve gerektiğinde Holter EKG daha ön planda olabilir.
Bazı çocuklarda EKO ve EKG birlikte kullanılabilir.
Çocuklarda en sık kullanılan yöntem transtorasik ekokardiyografidir. Bu yöntemde görüntüleme çocuğun göğüs duvarı üzerinden yapılır.
Çocuk muayene yatağına uzanır. Göğüs bölgesine ultrason jeli sürülür ve transdüser adı verilen ultrason probu göğsün farklı noktalarına yerleştirilir.
Probun gönderdiği ses dalgaları kalp dokularından geri döner. Cihaz bu dalgaları işleyerek kalbin hareketli görüntülerini ekrana aktarır.
İnceleme sırasında çocuğun bazı aşamalarda hafifçe yan dönmesi istenebilir. Farklı açılardan alınan görüntüler sayesinde kalbin çeşitli bölümleri ayrıntılı olarak değerlendirilir.
Standart EKO sırasında iğne kullanılmaz ve cerrahi bir işlem uygulanmaz.
Standart transtorasik ekokardiyografi ağrılı bir işlem değildir. Radyasyon kullanılmaz ve cilt üzerinden gerçekleştirilir.
Çocuk yalnızca göğsüne sürülen jelin serinliğini veya ultrason probunun hafif baskısını hissedebilir.
Küçük çocuklarda asıl zorluk çoğu zaman ağrı değil, inceleme sırasında yeterince sakin kalabilmektir. Çocuğun sevdiği bir oyuncak veya sakinleştirici bir video işlem sırasında dikkatinin dağılmasına yardımcı olabilir.
Ebeveynlerin çocuğu işlem öncesinde korkutmadan bilgilendirmesi de süreci kolaylaştırabilir.
Çocuk ekokardiyografisinin süresi çocuğun yaşına, incelemenin kapsamına ve görüntülerin ne kadar kolay elde edildiğine göre değişebilir.
Standart bir değerlendirme çoğunlukla yaklaşık 20-40 dakika sürebilir. Doğumsal kalp hastalığının ayrıntılı olarak incelendiği veya çocuğun hareketli olduğu durumlarda işlem daha uzun sürebilir.
Burada öncelik işlemi belirli bir sürede tamamlamaktan çok, gerekli kalp görüntülerini yeterli kalitede elde etmektir.
Ekokardiyografi bebeklerde de göğüs üzerinden uygulanabilir. Bebek sırtüstü veya uygun pozisyonda yatırılır ve göğüs üzerine ultrason jeli sürülür. Bebeklerin göğüs yapısının daha küçük olması bazı kalp yapılarının görüntülenmesini kolaylaştırabilir. Ancak bebeğin sürekli hareket etmesi veya huzursuz olması görüntü kalitesini etkileyebilir. Bebeklerde kalp deliği, doğumsal kalp hastalıkları, kalpte üfürüm, morarma, hızlı nefes alma veya beslenme sırasında yorulma gibi durumlarda EKO gündeme gelebilir.
Her belirti tek başına kalp hastalığı anlamına gelmez. Muayene ve EKO bulguları birlikte değerlendirilir.
Çocukların önemli bir bölümünde standart EKO sedasyon olmadan gerçekleştirilebilir.
Özellikle çok küçük veya işlem boyunca sakin kalmakta zorlanan bazı çocuklarda yeterli görüntü elde etmek için sakinleştirici uygulama düşünülebilir. Sedasyon kararı yalnızca çocuğun yaşına göre verilmez; iş birliği düzeyi ve yapılacak incelemenin kapsamı da dikkate alınır.
Sedasyon planlanmışsa açlık ve sıvı tüketimi konusunda sağlık ekibinin verdiği talimatlara uyulması gerekir.
Sedasyon uygulanmayan standart EKO için çoğu durumda özel bir açlık hazırlığı gerekmez.
Standart ekokardiyografi öncesinde genellikle kapsamlı bir hazırlığa ihtiyaç duyulmaz.
Çocuğun rahat kıyafetlerle gelmesi ve göğüs bölgesine kolay ulaşılabilmesi işlemi kolaylaştırabilir.
Daha önce yapılmış:
varsa kontrole getirilmesi, yeni bulguların önceki sonuçlarla karşılaştırılmasına yardımcı olabilir.
Çocuğa işlem öncesinde yaşına uygun şekilde “kalbinin görüntülerine bakılacağı” anlatılabilir.
Ekokardiyografi sırasında birçok farklı görüntü ve ölçüm elde edilir. Sonuç yalnızca tek bir görüntüye veya tek bir rakama bakılarak yorumlanmaz.
Çocuk kardiyolojisi değerlendirmesinde:
birlikte incelenebilir.
EKO'da küçük bir farklılık görülmesi her zaman tedavi gerektiği anlamına gelmez. Bazı bulgular yalnızca belirli aralıklarla kontrol edilir.
Hayır. Ekokardiyografi kalbin yapısını değerlendirmek açısından çok değerli olsa da kalple ilgili her problem yalnızca EKO ile belirlenmez. Örneğin bazı ritim bozukluklarında çocuğun EKO'su tamamen normal olabilir. Ritimle ilgili şikâyetlerde EKG, Holter EKG veya klinik duruma göre farklı incelemeler kullanılabilir.
Benzer şekilde spor sırasında ortaya çıkan bazı şikâyetlerde efor testi gündeme gelebilir.
Bu nedenle çocuk kardiyolojisinde testler birbirinin alternatifi değil, gerektiğinde birbirini tamamlayan yöntemlerdir.
Ekokardiyografinin çocuklarda hangi durumlarda kullanıldığını ve EKO sırasında kalbin nasıl değerlendirildiğini Prof. Dr. Taner Yavuz’un anlatımıyla aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.
Çocukların kalp yapısı ve dolaşım sistemi yetişkinlerden farklı özellikler taşır. Bu nedenle pediatrik ekokardiyografi sonuçlarının çocuğun yaşı, şikâyetleri ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Prof. Dr. Taner Yavuz’un uzmanlık alanı olan çocuk kardiyolojisi kapsamında doğumsal kalp hastalıkları, kalpte üfürüm, ASD, VSD, kalp kapağı hastalıkları ve çocuklarda görülebilen diğer kardiyolojik durumların değerlendirilmesinde gerekli olduğunda ekokardiyografi kullanılabilir.
EKO tek başına değil, çocuğun klinik değerlendirmesinin bir parçası olarak ele alınır.
Çocuklarda EKO; kalpte üfürüm, doğumsal kalp hastalığı şüphesi, kalp kapağı sorunları veya daha önce bilinen kalp hastalığının takibi gibi durumlarda kullanılabilir. EKO ihtiyacını çocuk kardiyoloji uzmanı çocuğun muayene bulgularına göre belirler.
Standart ekokardiyografi ses dalgaları kullanır ve radyasyon içermez. Cilt üzerinden yapılan bir incelemedir ve rutin uygulamada ağrıya neden olmaz.
Evet. ASD ve VSD gibi kalp odacıkları arasındaki açıklıklar ekokardiyografi ile değerlendirilebilir. Doppler yöntemi açıklıktan geçen kan akımı hakkında da bilgi sağlayabilir.
Sedasyon uygulanmayan standart transtorasik EKO için çoğu durumda özel açlık gerekmez. Sedasyon planlanmışsa sağlık ekibinin verdiği açlık ve sıvı tüketimi talimatları uygulanmalıdır.
Hayır. EKO kalbin yapısını ve hareketlerini görüntülerken EKG kalbin elektriksel aktivitesini ve ritmini kaydeder. Çocuğun şikâyetine göre bu testlerden biri veya ikisi birlikte kullanılabilir..