
İçindekiler
Kalpte üfürüm, doktorun stetoskopla kalbi dinlerken normal kalp seslerine ek olarak duyduğu farklı bir sestir. Bu ses genellikle kalp içerisindeki veya kalbe yakın damarlardaki kan akımından kaynaklanır.
Üfürüm tek başına bir hastalık adı değildir. Çocuklarda tamamen normal kalp yapısına rağmen üfürüm duyulabilirken bazı durumlarda kalp kapağı veya doğuştan kalp hastalıklarıyla ilişkili üfürümler de ortaya çıkabilir.
Bu nedenle önemli olan yalnızca “üfürüm var” bilgisi değil, üfürümün hangi özellikleri taşıdığıdır.
Masum üfürüm, kalbin yapısında veya işlevinde önemli bir problem olmadan duyulan üfürümdür. Çocukluk döneminde oldukça sık görülür.
Kalp atım hızının arttığı ateşli hastalıklar veya yoğun heyecan gibi durumlarda üfürüm daha belirgin hale gelebilir. Çocuk büyüdükçe bazı masum üfürümler zaman içinde daha az duyulabilir.
Masum üfürüm kalbin hasta olduğu anlamına gelmez. Doktor değerlendirmesi sonrasında masum olduğu düşünülen üfürümlerde çoğu çocuk günlük yaşamına ve fiziksel aktivitelerine normal şekilde devam eder.
Hayır. Bazı üfürümler kalbin yapısal özellikleriyle ilişkili olabilir. Doğuştan kalp hastalıkları, kalp kapaklarına ait bazı problemler veya kalp içindeki anormal kan akımları üfürüme yol açabilir.
Doktor üfürümün şiddetini, kalp döngüsündeki zamanlamasını, duyulduğu bölgeyi ve diğer fiziksel özelliklerini değerlendirir.
Çocuğun göğüs ağrısı, çarpıntı, bayılma, morarma, nefes darlığı veya büyüme-gelişme sorunları gibi ek yakınmalarının bulunup bulunmaması da önem taşır.
Egzersiz sırasında kalbin çalışma yükü artar. Bu nedenle üfürümün altında yapısal bir kalp problemi bulunup bulunmadığını bilmek, özellikle düzenli veya rekabetçi spor yapan çocuklarda önemlidir.
Spor öncesi değerlendirmede amaç çocuğu gereksiz yere spordan uzaklaştırmak değildir. Asıl amaç üfürümün özelliğini anlamak ve çocuğun hangi aktiviteleri güvenle yapabileceğini belirlemektir.
Masum üfürümü bulunan bir çocukla yapısal kalp hastalığı bulunan bir çocuk için spor yaklaşımı aynı değildir.
Doktor tarafından masum olduğu değerlendirilen, başka bir kardiyak hastalığı bulunmayan ve herhangi bir uyarıcı belirti yaşamayan çocuklar genellikle normal fiziksel aktivitelere katılabilir.
Koşma, yüzme, futbol, basketbol ve diğer sporların yasaklanması için yalnızca “üfürüm duyulması” yeterli bir neden değildir.
Ancak çocuğun sağlık durumu zaman içinde değişebilir. Yeni başlayan göğüs ağrısı, çarpıntı, bayılma veya egzersiz kapasitesinde belirgin azalma gibi belirtiler varsa yeniden değerlendirme gerekir.
Üfürümle birlikte bazı yakınmaların bulunması kardiyolojik değerlendirmeyi daha önemli hale getirir.
Özellikle:
gibi durumlarda çocuk kardiyoloji muayenesi önem taşır.
EKG kalbin elektriksel aktivitesini ve ritmini değerlendiren bir testtir. Ancak her üfürüm için rutin olarak aynı testlerin yapılması gerekmez.
Doktor çocuğun öyküsüne, üfürümün özelliklerine ve fizik muayene bulgularına göre EKG gerekliliğine karar verir.
Çarpıntı, bayılma veya ritimle ilişkili başka yakınmaların bulunması EKG değerlendirmesinin önemini artırabilir.
Ekokardiyografi kalbin yapısını ultrason yöntemiyle inceleyen bir görüntüleme yöntemidir. Kalp kapakları, kalp boşlukları, kalp kasının çalışması ve kalp içindeki kan akımı değerlendirilebilir.
Üfürümün özellikleri yapısal bir kalp hastalığı açısından şüphe oluşturuyorsa doktor ekokardiyografi isteyebilir.
Her masum üfürümde rutin EKO yapılması gerekmeyebilir. Test ihtiyacı çocuk özelinde belirlenir.
Spor sırasında ortaya çıkan göğüs ağrısı, çarpıntı veya başka yakınmalar varsa doktor efor testi planlayabilir.
Efor testi çocuğun kontrollü fiziksel aktivite sırasında kalp ritmini ve egzersize verdiği yanıtı değerlendirmeye yardımcı olur.
Ancak yalnızca üfürüm bulunması her çocuk için efor testi yapılacağı anlamına gelmez.
Yapısal kalp hastalığı bulunan her çocuk için tüm sporların yasaklanması şeklinde tek bir kural yoktur. Spor önerileri hastalığın türü, şiddeti, kalbin fonksiyonları, ritim özellikleri ve yapılacak sporun yoğunluğuna göre değişir.
Bazı çocuklar birçok fiziksel aktiviteye devam edebilirken bazı çocuklarda belirli yüksek yoğunluklu sporlar için sınırlama gerekebilir.
Bu nedenle spor kararı hastalık adına göre değil, çocuğun bireysel kardiyolojik durumuna göre verilmelidir.
Daha önce masum üfürüm tanısı almış olsa bile çocuğun spor sırasında yeni bir yakınma geliştirmesi dikkate alınmalıdır.
Göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi, bayılma veya performansta belirgin azalma gibi yeni belirtiler ortaya çıktığında çocuğun yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Çocuğun geçmişte normal bir kardiyoloji değerlendirmesi geçirmiş olması yeni belirtilerin göz ardı edilmesi anlamına gelmez.
Ailelerin ilk olarak üfürümün masum mu yoksa bir kalp hastalığıyla ilişkili mi olduğunu öğrenmesi önemlidir.
Çocuğun spor sırasında yaşadığı yakınmalar gözlemlenmeli ve değişiklikler doktora aktarılmalıdır. Ailede kalıtsal kalp hastalığı veya genç yaşta ani ölüm öyküsü varsa bu bilgi de muayene sırasında paylaşılmalıdır.
Doğru değerlendirme sonrasında birçok çocuk güvenli şekilde aktif yaşamını ve spor faaliyetlerini sürdürebilir.
Üfürüm masumsa ve çocukta başka bir kalp problemi bulunmuyorsa çoğu durumda spor kısıtlamasına ihtiyaç duyulmaz. Yapısal kalp hastalığı varsa spor önerisi bireysel değerlendirmeye göre belirlenir.
Masum üfürüm tek başına genellikle spor yapmaya engel değildir.
Hayır. Ekokardiyografi ihtiyacı üfürümün özellikleri, çocuğun belirtileri, aile öyküsü ve fizik muayene bulgularına göre belirlenir.
Egzersiz sırasında kalp hızı ve kan akımı arttığı için bazı üfürümlerin duyulma özelliği değişebilir. Bu durum tek başına hastalık göstergesi değildir.
Spor sırasında göğüs ağrısı, bayılma, çarpıntı, belirgin nefes darlığı veya egzersiz kapasitesinde beklenmeyen azalma gibi belirtiler çocuk kardiyoloji değerlendirmesini önemli hale getirir.