İçindekiler
Kalp hastalığı olan kadınlar da gebe kalmadan önce mutlaka bir kadın doğum uzmanı ve kalp damar hastalıkları hekimiyle görüşmelidir. Ve gebelik öncesinde elektrokardiyografi, teleradyografi ve ekokardiyografi ile tam bir kontrolden geçilmesi önerilir. Kardiyolojik ilaçların bir kısmının bebeğe zararı olacağı için de gebelik öncesi tahlil, tetkiklerin ve tedavilerin yapılması uygun görülür.
Gebelikte kalp hastalıklarında diğer dikkatli olunması gereken husus ameliyat olmuş kalp kapağı hastalarının gebe kalmasıdır. Bu hastaların ömür boyu kullanmaları gereken ilacı kullanırken gebe kalmalarının riskleri de mevcuttur. Çünkü kullanılan bu ilacın yüksek dozlarında plasentadan geçişi söz konusudur. %1 ihtimal de olsa çocukta anomaliler görülebilir. Ancak düşük doz kullanan hastaların gebelik riskleri düşüktür. Gebeliğin kritik olan ilk üç ayında 5 mg üstü kullanılan bu ilacın yerine enjeksiyon, cilt altı uygulamaları yapılması uygun görülür.
Kalp hastalığının fonksiyonel sınıflandırmasına göre günlük aktivitelerini rahatlıkla yerine getiren, bir kısıtlama yapmak zorunda olmayan asemptomatik hastalar (I.sınıf) ile istirahatte veya normal aktivitede sorunu olmayıp, normalden fazla eforla sıkıntı hisseden hastaların (II. Sınıf) gebeliklerinde ciddi sorunlarla karşılaşılmamaktadır. Ancak kontrol altında tutulmaları önerilir. Bu tür belirtiler gösteren gebeler vajinal doğum yapabilir, doğum anında ıkınması gerektiğinde anneye destek olunmalıdır.
Kalp hastalığının fonksiyonel sınıflandırmasına göre aktivitede sıkıntı hisseden istirahat halinde rahat olabilen hastaların (III.sınıf) gebe kalması halinde kalpte yetersizlikler görülebilir. Ve yatak istirahati gerekebilir. Vajinal doğum yapabilirler, sezaryen riskli görülür.
Kalp hastalığının fonksiyonel sınıflandırmasına göre istirahat halinde bile sıkıntı hisseden hastaların (IV.sınıf) gebe kalmaları riskli görülür. Bu tür kalp hastalığı olan gebenin bebeğinde de hastalığın derecesine göre farklı sorunlar izlenir. Bununla birlikte erken doğum, gelişme geriliği ve doğumsal kalp anomalisi riski de vardır.
Bütün gebelerin %5-10’unda görülen hipertansiyon vakalarının bir kısmı gebelik öncesi var iken bir kısmı gebelik ile gelişen doğumdan sonra kaybolan hipertansiyondur. Gebeliğin ilk döneminde kan basıncının düşmesi normal kabul edilen bir durumdur. Gebeliğin 20. haftasından önce kan basıncı 14/9 ise veya daha önce hipertansiyon tanısı almışsa bu, kalıcı hipertansiyondur. Gebeliğin 20.haftasından sonra kan basıncında artış olursa ve doğumdan sonra 40 gün içinde normale dönerse bu, gebelik hipertansiyonudur. Ancak kan basıncı yüksekliği doğum sonrası 12. haftadan sonra da devam ederse bu, kalıcı hipertansiyondur. Gebelerde kan basıncı 16/11 ise bu anne ve bebek için risklidir ve hemen tedavi başlanmalıdır. Emziren annelerde tansiyon ilaçları sütten bebeğe geçebilir mutlaka hekime danışılmalıdır.