
İçindekiler
Çocuğun “kalbim ağrıyor” şeklinde tarif ettiği her ağrı doğrudan kalpten kaynaklanmaz. Göğüs kafesindeki kaslar, kaburgalar ve kıkırdak dokular çocuklarda ağrının sık görülen kaynakları arasındadır.
Yoğun fiziksel aktivite, yanlış hareket, öksürük veya göğüs duvarındaki hassasiyet ağrıya yol açabilir. Bazı çocuklarda reflü ve diğer sindirim sistemi sorunları da göğüs bölgesinde yanma veya ağrı hissi oluşturabilir.
Kaygı ve stres de özellikle okul çağındaki çocuklarda göğüs ağrısı ve kalp atışlarını daha fazla hissetme şikâyetine eşlik edebilir. Bu nedenle ağrının yalnızca bulunduğu bölgeye bakarak kaynağını anlamak mümkün değildir.
Çarpıntı, çocuğun kalp atışlarını normalden daha hızlı, güçlü veya düzensiz hissetmesidir. Çocuk bazen bu hissi “kalbim çok hızlı atıyor”, “kalbim göğsümden çıkacak gibi” veya “kalbim tekliyor” şeklinde tarif edebilir.
Koşma, heyecanlanma, korku, ateş, sıvı kaybı ve yoğun fiziksel aktivite sırasında kalp hızının artması normal fizyolojik bir yanıt olabilir. Ancak çarpıntının dinlenme sırasında başlaması, uzun sürmesi, sık tekrarlaması veya başka belirtilerle birlikte görülmesi ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.
Ritim bozuklukları da çocuklarda çarpıntıya yol açabilir. Bu nedenle çarpıntının başlangıç ve bitiş şekli, süresi ve ortaya çıktığı sırada çocuğun ne yaptığı önem taşır.
Göğüs ağrısı ile çarpıntının aynı anda ortaya çıkması tek başına ciddi bir kalp hastalığını göstermez. Ancak iki belirtinin birlikte görülmesi, özellikle tekrarlayan ataklarda daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Çocuğun şikâyetleri sırasında kalbin çok hızlı veya düzensiz attığını hissetmesi, baş dönmesi yaşaması ya da aktiviteyi bırakmak zorunda kalması çocuk kardiyoloji muayenesinin önemini artırır.
Ailelerin atakların ne kadar sürdüğünü, çocuğun o sırada ne yaptığını ve belirtilere başka hangi yakınmaların eşlik ettiğini gözlemlemesi muayene sırasında önemli bilgi sağlar.
Çocuklarda göğüs ağrısı çoğu zaman ciddi bir kalp sorunundan kaynaklanmasa da bazı bulgular kardiyolojik değerlendirmeyi daha önemli hale getirir.
Özellikle şu durumlara dikkat etmek gerekir:
Egzersiz sırasında ortaya çıkan göğüs ağrısı veya bayılma özellikle daha dikkatli değerlendirme gerektiren belirtiler arasındadır.
Kalp fiziksel aktivite sırasında dinlenmeye göre daha fazla çalışır. Kalp hızı ve vücudun oksijen ihtiyacı yükselir. Bu nedenle bazı kalp ve ritim problemleri ilk belirtilerini yoğun egzersiz sırasında gösterebilir.
Çocuk koşarken, futbol oynarken, yüzme antrenmanında veya başka bir yoğun aktivite sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi ya da bayılma yaşıyorsa durum ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Bu bulguların bulunması çocuğun mutlaka kalp hastası olduğu anlamına gelmez. Ancak belirtilerin egzersizle ilişkili olması, kalp kaynaklı nedenlerin dışlanmasını önemli hale getirir.
Muayene yalnızca çocuğun o anki kalp hızına bakmakla sınırlı kalmaz. Çocuğun şikâyetlerinin başlangıç zamanı, süresi, sıklığı ve egzersizle ilişkisi ayrıntılı şekilde değerlendirilir.
Aile öyküsü de önemli bir bölümdür. Ailede ritim bozukluğu, kalp kası hastalığı veya genç yaşta ani açıklanamayan ölüm öyküsü bulunup bulunmadığı sorgulanabilir.
Fizik muayenede kalp sesleri, nabız, kan basıncı ve dolaşım sistemi değerlendirilir. Muayeneden elde edilen bulgular hangi testlerin gerekli olduğunu belirlemeye yardımcı olur.
Her çocukta aynı testlerin yapılması gerekmez. Doktor, çocuğun yakınmalarına ve muayene bulgularına göre gerekli incelemeleri seçer.
Elektrokardiyografi kalbin elektriksel aktivitesini değerlendirir. Kalp ritmi ve bazı elektriksel iletim özellikleri hakkında bilgi verir.
Ekokardiyografi, ultrason yöntemiyle kalbin yapısını ve çalışma biçimini değerlendirir. Kalp boşlukları, kapaklar ve kalbin kasılma fonksiyonları incelenebilir.
Çarpıntı gün içinde aralıklı şekilde ortaya çıkıyorsa uzun süreli ritim kaydı gerekebilir. Holter cihazı kalp ritmini günlük yaşam sırasında kaydeder.
Yakınmalar özellikle egzersiz sırasında ortaya çıkıyorsa doktor gerekli gördüğünde efor testi planlayabilir. Test sırasında kalbin fiziksel aktiviteye verdiği yanıt değerlendirilir.
Ailelerin gözlemleri tanı sürecine katkı sağlar. Çarpıntının başlangıç saati, süresi, çocuğun o sırada ne yaptığı ve eşlik eden belirtiler not edilebilir.
Çocuğun baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma yaşayıp yaşamadığı da önemlidir. Atakların benzer koşullarda tekrarlanıp tekrarlanmadığı gözlemlenebilir.
Bu bilgiler doktorun çarpıntının özelliklerini daha iyi anlamasına yardımcı olur.
Belirtilerin fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkması, bayılmayla birlikte görülmesi, tekrarlaması veya ailede önemli kalp hastalığı öyküsünün bulunması çocuk kardiyoloji değerlendirmesini daha önemli hale getirir.
Her göğüs ağrısı kalp hastalığına işaret etmez. Buna karşılık çocuğun şikâyetlerini yalnızca “büyüme ağrısı” veya “heyecan” olarak değerlendirmek de doğru yaklaşım değildir. Belirtilerin özellikleri ve muayene bulguları birlikte ele alınmalıdır.
Hayır. Çocuklarda göğüs ağrısının önemli bir bölümü kas-iskelet sistemi ve diğer kalp dışı nedenlerle ilişkilidir.
Her çocuk için aynı yaklaşım kullanılmaz. Doktor şikâyetin özelliklerini ve muayene bulgularını değerlendirerek EKG gerekip gerekmediğine karar verir.
Egzersiz sırasında başlayan göğüs ağrısı, özellikle çarpıntı, baş dönmesi veya bayılmayla birlikte görülüyorsa kardiyolojik değerlendirme gerektiren bir uyarı işareti olabilir.
Evet. Heyecan, kaygı ve stres kalp hızını artırabilir. Ancak sık tekrarlayan veya başka belirtilerin eşlik ettiği çarpıntıların nedeni ayrıca değerlendirilmelidir.
Belirtilerin süresi, egzersizle ilişkisi ve eşlik eden yakınmalar değerlendirilir. Gerekli durumlarda çocuk kardiyoloji muayenesi ve EKG, ekokardiyografi, Holter veya efor testi gibi incelemeler planlanabilir.
Prof. Dr. Taner Yavuz’un çocuklarda göğüs ağrısının nedenlerini ve hangi durumlarda çocuk kardiyoloji değerlendirmesi gerektiğini anlattığı videoyu izleyebilirsiniz.