
İçindekiler
Çocuk kalp damar cerrahisi, çocukluk çağındaki kalp ve büyük damar hastalıklarının cerrahi tedavisini kapsar. En önemli çalışma alanlarından birini doğumsal kalp hastalıkları oluşturur.
Bebeğin kalbi anne karnında gelişirken kalp boşlukları, kapaklar veya büyük damarların yapısında farklılıklar ortaya çıkabilir. Bazı yapısal farklılıklar çocuğun dolaşımını çok az etkilerken bazıları doğumdan kısa süre sonra veya ilerleyen aylarda daha belirgin sorunlara yol açabilir.
Çocuk kalp cerrahisinde amaç yalnızca anatomik bir sorunu düzeltmek değildir. Kalbin vücuda ve akciğerlere uygun miktarda kan göndermesini sağlamak, kalbin üzerindeki yükü azaltmak ve çocuğun büyüme-gelişme sürecini desteklemek de tedavi planının önemli parçalarıdır.
Bu iki alan birbiriyle yakından ilişkilidir ancak aynı değildir.
Çocuk kardiyolojisi, çocukların kalp hastalıklarının değerlendirilmesi, tanısı, takibi ve cerrahi dışı tedavileriyle ilgilenir. Çocuk kardiyoloji uzmanı muayene, EKG, ekokardiyografi ve gerekli görülen diğer incelemelerle kalbin yapısı ve çalışma biçimi hakkında bilgi toplar.
Çocuk kalp damar cerrahisi ise cerrahi tedavi gerektiren kalp ve damar hastalıklarının ameliyatlarını gerçekleştirir.
Bir çocukta doğumsal kalp hastalığı saptandığında süreç çoğu zaman çocuk kardiyolojisi değerlendirmesiyle başlar. Hastalık cerrahi müdahale gerektiriyorsa çocuk kalp damar cerrahisi ekibiyle birlikte tedavi planı oluşturulur.
Bu nedenle “kalbinde delik var” veya “kalp kapağında sorun var” gibi bir tanı, tek başına çocuğun ameliyat olacağı anlamına gelmez.
Kalp ameliyatı kararı hastalığın yalnızca adına göre verilmez. Aynı tanıya sahip iki çocukta hastalığın kalp üzerindeki etkisi birbirinden farklı olabilir.
Cerrahi tedavi ihtiyacını etkileyebilen başlıca faktörler şunlardır:
Bazı doğumsal kalp hastalıkları yalnızca düzenli takip gerektirirken bazıları kateter yoluyla tedavi edilebilir. Cerrahi tedavi ise belirli hastalıklarda en uygun seçenek olabilir.
Halk arasında “kalpte delik” olarak adlandırılan yapısal sorunlar çoğunlukla ASD veya VSD gibi kalp odacıkları arasındaki açıklıkları ifade eder.
VSD (ventriküler septal defekt), kalbin iki alt odacığı olan karıncıklar arasındaki açıklıktır.
Küçük VSD'lerin bir bölümü zaman içerisinde küçülebilir veya belirgin bir dolaşım problemi oluşturmayabilir. Daha büyük VSD'lerde ise kalbin sol tarafından sağ tarafına fazla miktarda kan geçebilir ve akciğerlere giden kan artabilir.
Bebekte hızlı nefes alma, beslenirken yorulma veya yetersiz kilo alma gibi belirtiler görülebilir.
Cerrahi tedavi gerektiğinde açıklık doğrudan dikişle veya uygun bir yama kullanılarak kapatılabilir. Ameliyat ihtiyacı VSD'nin büyüklüğüne, yerine ve kalp üzerindeki etkisine göre değerlendirilir.
ASD (atriyal septal defekt), kalbin iki üst odacığı arasındaki açıklığı ifade eder.
Bazı küçük ASD'ler yalnızca takip edilebilir. Uygun özelliklere sahip belirli ASD türleri kateter yöntemiyle kapatılabilir.
Kateter tedavisine uygun olmayan veya farklı anatomik özelliklere sahip daha büyük açıklıklarda cerrahi kapatma gündeme gelebilir.
Cerrahi işlem sırasında kulakçıklar arasındaki açıklık dikiş veya yama kullanılarak kapatılır.
Fallot tetralojisi, birden fazla yapısal kalp probleminin birlikte bulunduğu doğumsal bir kalp hastalığıdır.
Bu durumda kalpten akciğerlere giden kan akımı azalabilir ve bazı çocuklarda morarma ortaya çıkabilir.
Fallot tetralojisinin cerrahi tedavisi çocuğun kalbindeki anatomik özelliklere göre planlanır. Ameliyatta genellikle karıncıklar arasındaki açıklığın kapatılması ve akciğerlere kan akışını engelleyen darlığın giderilmesi amaçlanır.
Bazı bebeklerde doğrudan düzeltici ameliyat yapılabilirken belirli durumlarda aşamalı yaklaşımlar gerekebilir.
Tedavinin zamanlaması her çocuk için aynı değildir.
Aort koarktasyonu, kalpten vücuda kan taşıyan ana damar olan aortun bir bölümünün dar olmasıdır.
Belirgin darlık kalbin kanı vücuda göndermek için daha fazla çalışmasına neden olabilir. Özellikle ağır vakalarda yenidoğan döneminden itibaren dolaşım sorunları ortaya çıkabilir.
Cerrahi tedavide daralmış damar bölümünün çıkarılması ve sağlıklı damar uçlarının birbirine bağlanması gibi farklı teknikler kullanılabilir. Bazı durumlarda darlığın genişletilmesi için başka cerrahi yöntemler tercih edilir.
Tedavi yöntemi çocuğun yaşına, damarın anatomisine ve darlığın özelliklerine göre belirlenir.
Büyük arter transpozisyonu, kalpten çıkan iki ana damarın normalde bulunması gereken bağlantıların ters olduğu ciddi bir doğumsal kalp hastalığıdır.
Bu durum doğumdan kısa süre sonra belirgin oksijen düşüklüğüne ve morarmaya neden olabilir.
Cerrahi tedavide kullanılan yöntemlerden biri arteriyel switch ameliyatıdır. Bu ameliyatta kalpten çıkan ana damarların bağlantıları anatomik olarak uygun şekilde yeniden düzenlenir.
Büyük arter transpozisyonu gibi bazı doğumsal kalp hastalıklarında cerrahi tedavinin yenidoğan döneminde planlanması gerekebilir.
Bazı karmaşık doğumsal kalp hastalıklarında kalbin iki karıncığı normal şekilde görev yapamaz. Bu hastalıklar “tek ventrikül fizyolojisi” olarak adlandırılan dolaşım yapısına yol açabilir.
Bu durumda tedavi çoğunlukla tek bir ameliyattan oluşmaz.
Çocuğun kalp anatomisine bağlı olarak aşamalı cerrahi tedaviler planlanabilir. Bu süreçte Glenn ve Fontan gibi ameliyatlar kullanılabilir.
Glenn ameliyatında vücudun üst bölümünden gelen toplardamar kanının doğrudan akciğer damarlarına yönlendirilmesi amaçlanır. Böylece tek çalışan karıncığın üzerindeki yük azaltılabilir.
Fontan dolaşımında vücuttan dönen toplardamar kanının kalp karıncığından geçmeden akciğerlere yönlendirilmesi hedeflenir.
Bu ameliyatlar yalnızca belirli ve karmaşık doğumsal kalp hastalıklarında uygulanır. Her çocuk için aynı cerrahi plan kullanılmaz.
Evet. Çocuklarda doğuştan veya daha sonra gelişen bazı kalp kapağı sorunlarında cerrahi tedavi gerekebilir.
Kalp kapaklarında:
bulunabilir.
Cerrahi yaklaşımda mümkün olduğunda çocuğun kendi kapağının korunması ve onarılması hedeflenebilir. Bazı durumlarda ise kapağın değiştirilmesi gerekebilir.
Çocukların büyümeye devam etmesi nedeniyle kapak cerrahisindeki kararlar yetişkinlerden farklı özellikler taşır.
PDA (patent duktus arteriozus), anne karnında gerekli olan bir damar bağlantısının doğumdan sonra açık kalmasıdır.
Küçük PDA'lar bazen klinik olarak önemli bir probleme yol açmaz. Daha büyük açıklıklarda kalpten akciğerlere fazla kan geçebilir.
PDA tedavisinde çocuğun yaşı ve damar yapısına göre kateter yöntemi kullanılabilir. Kateter tedavisinin uygun olmadığı bazı durumlarda cerrahi kapatma tercih edilebilir.
Dolayısıyla PDA tanısı alan her bebek veya çocuk doğrudan ameliyat edilmez.
Kalp ameliyatının planlanmasından önce çocuğun kalp anatomisinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
En sık kullanılan yöntemlerden biri ekokardiyografi (EKO) yöntemidir. EKO ile kalp boşlukları, kapaklar, kalp kası, büyük damarlar ve kalp içerisindeki kan akımı incelenebilir.
Gerekli durumlarda:
gibi ek incelemelerden yararlanılabilir.
Hangi testlerin gerekli olduğu kalp hastalığının türüne ve planlanan işleme göre değişir.
Hayır. Doğumsal kalp hastalıkları oldukça geniş bir grubu kapsar ve her hastalığın seyri aynı değildir.
Örneğin küçük VSD'lerin bir bölümü kendiliğinden kapanabilir. Bazı ASD'ler yalnızca takip edilebilir veya uygun koşullarda kateter yöntemiyle kapatılabilir.
Bazı kalp kapağı darlıklarında da açık ameliyat yerine kateter yoluyla girişim seçenekleri değerlendirilebilir.
Bu nedenle çocuğun kalbinde yapısal bir farklılık tespit edildiğinde tedavi seçenekleri:
arasında değişebilir.
Tedavi kararı çocuğun mevcut durumu ve hastalığın doğal seyri göz önüne alınarak verilir.
Kalp ameliyatının tamamlanması her zaman kardiyolojik takibin sona erdiği anlamına gelmez.
Ameliyat sonrası çocuklarda:
belirli aralıklarla değerlendirilebilir.
Bazı çocuklar ameliyat sonrasında uzun yıllar herhangi bir önemli sorun yaşamadan günlük hayatına devam edebilir. Bazı doğumsal kalp hastalıklarında ise çocukluk ve ergenlik boyunca düzenli takip gerekir.
Bu nedenle ameliyat geçmişinin ilerleyen yıllarda da çocuk kardiyoloji uzmanı ile yapılan kontrollerde paylaşılması önem taşır.
Çocuğun spora dönüş süresi yapılan ameliyata, kalbin mevcut durumuna ve iyileşme sürecine göre değişir.
Bazı çocuklar iyileşme döneminin ardından yaşlarına uygun fiziksel aktivitelere dönebilirken bazı çocuklarda belirli sporlar veya yüksek yoğunluklu aktiviteler için kısıtlama gerekebilir.
Özellikle:
spor planını etkileyebilir.
Bu nedenle kalp ameliyatı geçirmiş çocuklarda sporcu çocuklarda kalp kontrolü ve aktivite planlaması bireysel olarak yapılır.
Cerrahi gerektiren bir kalp hastalığında çocuk kardiyolojisi tanıdan ameliyat sonrasındaki uzun dönem takibe kadar sürecin önemli bir parçasıdır.
Prof. Dr. Taner Yavuz'un uzmanlık alanı olan çocuk kardiyolojisi kapsamında; doğumsal kalp hastalıkları, kalpte üfürüm, ASD, VSD, ritim bozuklukları ve çocukların kalp sağlığı değerlendirilir. Cerrahi tedavi gerektiren durumlarda ise ilgili çocuk kalp damar cerrahisi ekibiyle multidisipliner planlama yapılır.
Burada önemli ayrım şudur: çocuk kardiyoloji uzmanı çocuğun kalp hastalığını değerlendirir ve takip eder; kalp ameliyatını çocuk kalp damar cerrahisi uzmanları gerçekleştirir.
Hayır. Kalpteki açıklığın türü, büyüklüğü ve kalbe etkisi tedaviyi belirler. Küçük ASD veya VSD'lerin bir kısmı yalnızca takip edilebilirken bazı açıklıklar kateter yöntemi veya cerrahi tedavi gerektirebilir.
Evet. Bazı doğumsal kalp hastalıklarında ameliyat yenidoğan veya bebeklik döneminde gerekebilir. Cerrahinin zamanı kalp hastalığının türüne ve bebeğin dolaşım durumuna göre belirlenir.
Bazı çocuk kalp ameliyatları açık kalp cerrahisi kapsamında gerçekleştirilir. Ancak her kalp hastalığı açık ameliyat gerektirmez; bazı durumlarda kateter yoluyla girişim veya farklı cerrahi teknikler kullanılabilir.
Birçok çocuk uygun tedavi ve takip sonrasında günlük yaşamına ve yaşına uygun aktivitelere devam edebilir. Uzun dönem beklentiler hastalığın türüne, yapılan ameliyata ve kalbin sonraki durumuna göre değişir.
Karar genellikle çocuk kardiyolojisi ve çocuk kalp damar cerrahisi ekiplerinin değerlendirmesiyle verilir. Hastalığın anatomisi, belirtiler, EKO bulguları, çocuğun yaşı ve kalbin çalışma durumu birlikte dikkate alınır.