
İçindekiler
Kalp atış hızı, kalbin bir dakika içinde kaç kez kasıldığını ifade eder. Günlük kullanımda bu değer çoğunlukla nabız üzerinden ölçülür ve “dakikadaki atım sayısı” şeklinde belirtilir.
Örneğin bir çocuğun nabzının 90 olması, ölçüm sırasında dakikada yaklaşık 90 kalp atımının bulunduğunu ifade eder.
Çocuklarda nabız yetişkinlerle aynı şekilde değerlendirilmez. Özellikle bebeklik döneminde kalp hızının yetişkinlerden belirgin şekilde yüksek olması normaldir. Çocuk büyüdükçe dinlenme sırasındaki kalp atış hızı genel olarak azalır.
Çocuklarda normal kalp atışı değerlendirilirken ölçümün dinlenme sırasında yapılması önemlidir. Çocuk koşmuş, ağlamış, korkmuş veya ateşlenmişse nabız normalden daha yüksek çıkabilir.
| YaşDinlenme Sırasında Yaklaşık Nabız Aralığı | |
| Yenidoğan, 0-1 ay | 70-190 atım/dk |
| Bebek, 1-11 ay | 80-160 atım/dk |
| 1-2 yaş | 80-130 atım/dk |
| 3-4 yaş | 80-120 atım/dk |
| 5-6 yaş | 75-115 atım/dk |
| 7-9 yaş | 70-110 atım/dk |
| 10 yaş ve üzeri | 60-100 atım/dk |
Bu değerler dinlenme nabzı için genel referans aralıklarıdır. Farklı pediatrik kaynaklarda yaş gruplarının sınıflandırılması ve uyanıklık-uyku durumuna göre verilen sınırlar küçük farklılıklar gösterebilir. Örneğin uyku sırasında kalp hızı genellikle uyanıklık dönemine göre daha düşüktür.
Bu nedenle yalnızca tek bir ölçümün tabloda birkaç atım farklı çıkması, çocukta mutlaka kalp hastalığı bulunduğunu göstermez.
Bebeklerin kalbi çocuklara ve yetişkinlere göre daha hızlı atar. Yenidoğan döneminde dinlenme nabzı geniş bir aralıkta değişebilir. Bir yaşına yaklaştıkça kalp hızı kademeli olarak azalmaya başlar.
Bebeğin ağlaması, emmesi, hareket etmesi veya ateşinin yükselmesi sırasında kalp hızının artması beklenebilir. Uyku sırasında ise nabız daha düşük ölçülebilir.
Bu nedenle ebeveynler bebekte kalp atışını değerlendirirken yalnızca rakama değil, bebeğin ölçüm sırasındaki durumuna da dikkat etmelidir.
Örneğin sakin şekilde uyuyan bir bebeğin nabzı ile ağlayan ve huzursuz olan bir bebeğin nabzını aynı sınırlar içinde değerlendirmek doğru olmaz.
Çocuğun kalp atışını değerlendirmek için ölçüm mümkün olduğunca çocuk sakin ve dinlenmiş haldeyken yapılmalıdır.
Nabız el bileğinin iç kısmındaki damardan hissedilebilir. Daha küçük çocuklarda veya bebeklerde farklı bölgelerden nabız değerlendirmesi gerekebilir.
Evde yapılan basit bir ölçümde kalp atışları belirli bir süre sayılarak dakikalık değer hesaplanabilir. American Academy of Pediatrics, bilek, dirsek içi veya boyundan nabzın hissedilip 15 saniyelik sayımın dörtle çarpılabileceğini belirtmektedir.
Kalp atışlarının düzensiz hissedildiği durumlarda daha uzun süre sayım yapmak veya tıbbi değerlendirmeyle doğrulamak daha anlamlıdır.
Akıllı saatler ve benzeri cihazlar da kalp hızı hakkında bilgi verebilir ancak bu ölçümler tek başına ritim bozukluğu tanısı koydurmaz.
Çocuğun nabzının yükselmesi her zaman kalp hastalığı anlamına gelmez. Kalp hızı günlük yaşam boyunca doğal olarak değişir.
Koşma ve spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında kasların oksijen ihtiyacı artar. Kalp de vücuda daha fazla kan göndermek için hızlanır.
Ateş sırasında vücudun metabolik ihtiyacı arttığı için nabız yükselebilir. Korku, heyecan, ağlama ve stres de çocukların kalp hızını geçici olarak artırabilir.
Anemi, sıvı kaybı ve bazı hastalıklar da kalbin normalden hızlı çalışmasına neden olabilir.
Bu nedenle çocukta yüksek nabız saptandığında ilk soru yalnızca “nabız kaç?” değil, “hangi koşulda ölçüldü?” olmalıdır.
Evet. Ateşli hastalık sırasında çocukların kalp hızında artış görülebilir. Vücut sıcaklığındaki yükselme metabolik ihtiyacı artırdığı için kalp dolaşımı desteklemek amacıyla daha hızlı çalışabilir.
Bu nedenle ateşli ve huzursuz bir çocukta ölçülen nabız ile çocuk iyileştikten ve dinlendikten sonra ölçülen nabız aynı olmayabilir.
Ateş düştüğü halde kalp hızının sürekli yüksek kalması veya çocuğun çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı gibi başka yakınmalarının bulunması durumunda değerlendirme gerekebilir.
Taşikardi, kalp hızının çocuğun yaşına ve bulunduğu koşullara göre beklenenden hızlı olmasıdır.
Ancak yalnızca belirli bir rakamı görmek taşikardi tanısı koymak için yeterli değildir. Örneğin spor yaptıktan hemen sonra nabzı 150 olan bir çocukla koltukta sakin şekilde otururken aynı kalp hızına sahip bir çocuk aynı şekilde değerlendirilmez.
Kalbin ateş, egzersiz, stres veya sıvı kaybı gibi bir nedene yanıt olarak hızlanmasına sinüs taşikardisi denebilir. Bunun yanında çocuklarda ritim bozuklukları da aniden başlayan çok hızlı kalp atımlarına yol açabilir.
Özellikle çarpıntının birden başlaması ve birden bitmesi, dinlenme sırasında ortaya çıkması veya sık tekrarlaması ritim açısından değerlendirmeyi gündeme getirebilir.
Kalp hızının yaşa göre beklenenden düşük olması bradikardi olarak adlandırılır.
Ancak düşük nabız da her zaman hastalık anlamına gelmez. Düzenli antrenman yapan çocuklarda ve genç sporcularda dinlenme nabzı daha düşük olabilir. Uyku sırasında da kalp hızı doğal olarak azalabilir. AAP, atletik bir ergende istirahat kalp hızının 50 atım/dakika civarında olabileceğini örnek olarak vermektedir.
Nabız düşüklüğünün baş dönmesi, bayılma, belirgin halsizlik veya egzersiz kapasitesinde azalma gibi belirtilerle birlikte bulunması ise farklı değerlendirilir.
Bu noktada yalnızca nabız değerine değil, çocuğun genel durumuna ve kalp ritmine bakılır.
Düzenli fiziksel aktivite kalbin çalışma biçiminde fizyolojik değişikliklere yol açabilir. Özellikle yoğun ve düzenli antrenman yapan çocuklarda kalp her atımda daha fazla kan pompalayabildiği için dinlenme nabzı yaşıtlarına göre daha düşük olabilir.
Bu durum her düşük nabzın sporla ilişkili olduğu anlamına gelmez.
Çocuk lisanslı veya yoğun spor yapıyorsa ve beraberinde bayılma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı, beklenmedik nefes darlığı ya da çarpıntı bulunuyorsa sporcu çocuklarda kalp kontrolü gerekebilir.
Tam olarak aynı değildir.
Nabız, ölçülebilen kalp atım hızıdır. Çarpıntı ise çocuğun kendi kalp atışlarını hızlı, güçlü, düzensiz veya rahatsız edici şekilde hissetmesidir.
Çocuk ateşliyken veya egzersiz yaparken kalbin hızlandığını hissedebilir. Bu fizyolojik bir durum olabilir.
Bunun yanında bazı çocuklar dinlenme sırasında aniden başlayan ve çok hızlı hissedilen çarpıntı atakları yaşayabilir. Bu durumda çocuklarda çarpıntı ve ritim bozuklukları açısından değerlendirme yapılabilir.
Çocuklarda yalnızca kalp hızının yüksek veya düşük olması değil, ritmin düzenli olup olmadığı da önemlidir.
Bazı çocuklarda solunumla birlikte kalp hızının hafif hızlanıp yavaşlaması normal fizyolojik bir özellik olabilir. Bunun yanında erken atımlar veya farklı ritim bozuklukları da kalbin düzensiz hissedilmesine neden olabilir.
Kalp atışında tekrarlayan düzensizlik fark edildiğinde tanı yalnızca nabız ölçümüyle konulmaz.
Bir çocuk kardiyoloji uzmanı gerekli gördüğünde EKG veya Holter EKG gibi yöntemlerle kalbin elektriksel ritmini değerlendirebilir.
Tek başına bir nabız değeri çoğu zaman yeterli değildir. Çocuğun yaşına göre beklenmeyen kalp hızı başka belirtilerle birlikteyse değerlendirme daha anlamlı hale gelir.
Özellikle dinlenme sırasında tekrarlayan çok hızlı kalp atımları, kalp atışlarının belirgin düzensiz hissedilmesi, bayılma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı veya egzersiz sırasında ortaya çıkan çarpıntı çocuk kardiyolojisi açısından değerlendirilebilir.
Çocuklarda senkop (bayılma) özellikle egzersiz sırasında meydana geliyorsa daha dikkatli ele alınır.
Çocukta bilinç kaybı, ciddi nefes alma güçlüğü, belirgin morarma veya genel durumda hızlı bozulma varsa rutin kontrol yerine acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Çocuğun kalp hızını yorumlarken tek bir sayı üzerinden karar verilmez.
Yaş, ateş, uyku, fiziksel aktivite, kullanılan bazı ilaçlar, sıvı durumu ve çocuğun ölçüm sırasında heyecanlı olup olmadığı kalp hızını etkileyebilir.
Prof. Dr. Taner Yavuz'un uzmanlık alanı olan çocuk kardiyolojisi kapsamında kalp hızındaki değişiklikler; çocuğun öyküsü, muayene bulguları ve gerekli durumlarda EKG, Holter veya diğer kardiyolojik incelemelerle birlikte değerlendirilir.
Amaç her hızlı veya yavaş nabzı hastalık olarak yorumlamak değil, normal fizyolojik değişikliklerle değerlendirilmesi gereken kalp ritimlerini birbirinden ayırmaktır.
Normal nabız çocuğun yaşına göre değişir. Bebeklerde dinlenme kalp hızı daha yüksekken yaş ilerledikçe nabız genellikle azalır. Değerlendirmede ölçümün çocuk sakin ve dinlenmiş durumdayken yapılması önemlidir.
10 yaş ve üzerindeki çocuklarda dinlenme sırasında yaklaşık 60-100 atım/dakika genel referans aralığı olarak kullanılabilir. Ancak spor, ateş, stres ve ölçüm koşulları nabzı geçici olarak değiştirebilir.
Evet. Uyku sırasında kalp hızı uyanıklık dönemine göre düşebilir. Bu nedenle uyurken ölçülen nabız ile çocuk aktifken ölçülen nabzın farklı olması beklenen bir durumdur.
Öncelikle çocuğun yakın zamanda egzersiz yapıp yapmadığı, ateşi, ağrısı veya yoğun heyecanı olup olmadığı değerlendirilir. Dinlenirken tekrarlayan veya aniden başlayan hızlı kalp atımına bayılma, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Hayır. Egzersiz, ateş, korku ve heyecan kalbi normal olarak hızlandırabilir. Dinlenme sırasında aniden başlayan, tekrarlayan veya başka belirtilerle birlikte görülen çok hızlı kalp atımları ise çocuklarda ritim bozuklukları açısından değerlendirilebilir.
Çocuklarda kalbin normalden hızlı, yavaş veya düzensiz çalışması farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Kalp hızındaki değişikliklerle ritim bozuklukları arasındaki farkları ve çocuklarda hangi belirtilerin değerlendirilmesi gerektiğini Prof. Dr. Taner Yavuz’un anlatımıyla aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.